Ana Sayfa

Ana Sayfa

letişim

İletişim

KPSS Dershanesi Logo Anasayfa

KPSS Genel Kültür

KPSS Genel Yetenek

KPSS Eğitim Bilimleri

KPSS Haberleri

KPSS Eğitim Videoları

KPSS A Grubu Hazırlık

KPSS VCD Eğitim Setleri

KPSS Genel Kültür Genel Yetenek Eğitim Seti KPSS Eğitim Bilimleri Eğitim Seti KPSS Genel Kültür Kitapları - Genel Yetenek Kitapları- Eğitim Bilimleri Kitapları KPSS Eğitim Marketi


KPSS Kendine Güvenmek

Madem kendinize güvenmek istiyorsunuz size güven verecek tedbirleri almalısınız. AKLINIZDA HEP ŞU OLMALI BU İŞİ BAŞARABİLİRİM BAŞARANLARIN BENDEN FARKI NE HANGİ ÇALIŞMAYI YAPMIŞLAR O ÇALIŞMALARI YAPARAK BAŞARABİLİRSİNİZ Bunun da başında iyi bir hazırlık gelir. Hazırlık kanaatlerimizin, düşüncelerimizin, hükümlerimizin derlenip toparlanmasıdır. His ve fikir dünyamızın ürünleri deniz dibindeki çakıllar gibi daima derinlerde dururlar. Hazırlanmak bu derinlere dalıp çakılları çıkarmak, temizlemek cilalamak ve tasnif etmektir.

Bu çalışmalar sonunda ortaya çıkacak en kıymetli eser içimizden doğup gelen eserdir. İrademiz dahilindeki davranışlarımızı denetleyerek irademiz dışındaki davranışlarımızı düzenleyebiliriz.

Şahsiyetimize bir şey katmayan davranış, şahsiyetimizden mutlaka bir şey eksiltir. Enerjinizi bağlayabilecek bütün engellerden sıyrılmış olmalısınız. Canlı olmalısınız. Sabah kalktığınızda yeni bir güne başlamanın heyecanını hissetmelisiniz. İşte bu insana enerji verir.

Düzensiz bilgi düşünce dengesini bozar. Plansız çalışma yapılamaz. AMCIN ARDINDA EĞER PLANINIZ VAR İSE İŞİNİZİN ÇOĞU BİTTİ DEMEKTİR TEK KALAN İRADE SAVAŞINIZDIR İYİ BİR SAVAŞÇI OLUP PLANINIZA UYUN VE SONUCU GÖRÜN Çalışma amacı olan bir seyahattir. Gelişigüzel bir şehir turu değildir. Nereye gideceğini bilmeyen adam olduğu yerde kalır veya dolaşıp dolaşıp başladığı yere geri döner. İnsanın aklı bir bahçeye benzetilebilir. O bahçe tanzim edilir, o bahçeye bakılırsa orada güzel ve faydalı bitkiler yeşerir. Kendi haline bırakılırsa ortalığı yabani otlar kaplar. İnsan bahçıvan gibi aklını tanzim etmekle yükümlüdür. Bunu yapan sonunda ruhunun da bahçıvanı olduğunu keşfeder. İnsanın başarısı, gayretinin başına kondurulmuş bir taç, düşüncelerinin boynuna geçirilmiş bir çelenktir. İnsan hayatında yalnız, emek ve emeğin neticeleri vardır. Neticenin gücü emeğin ölçüsündedir.

Şans yoktur her kuvvet emek mahsulüdür. Hayat bir mücadeledir. Aynı şekilde içinde bulunduğumuz her saniyenin sınavı da bir mücadeledir. Bu mücadelede dövüşenler kazanırlar. Bu şartları beğenmeyebiliriz, onları değiştirmek elimizde değildir zaten. Ancak cesaretli olanlar mücadeleyi kazanacaklardır. Cesaretinizi unutup dövüş sahnesine çıkarsanız, her hamlede mağlup olursunuz ve sahneden eliniz boş inersiniz. Kazanmayı çok istersek çalışır, çalışınca da başarırız. Çalışmaya başladığımızda geri dönüşün tüm yollarını kapamalıyız. Çünkü geri dönmeme kararı her işte başarı için ilk şarttır. Neşeliymiş gibi davranırsak neşeli, korktuğumuz halde cesurmuş gibi davranırsak cesur olabiliriz. Korkularımızdan kaçmak yerine onların üzerine gitmeliyiz. MADEM YÜZMEK İSTİYORSUNUZ ÖYLEYSE SUYA GİRMELİSİNİZ, TARLADA YÜZME ÖĞRENEMEZSİNİZ. Korkuyu bilgisizlik ve bilgisizliğin verdiği tereddüt doğurur. (Robinson) BAŞRILI OLMAK İSTEDEĞİNİZ İŞ ÜZERİNDE DEFALARCA ÇALIŞMA YAPMALISINIZ. SAHNEDEN KORKUYORSANIZ İYİ BİR KONUŞMACI OLAMAZSINIZ. İYİ KONUŞMACI OLMAK İÇİN SAHNEYE ÇIKMAK YETERLİ İLK DENEME BUDUR UNUTMAYIN HERKESDE BELLİ KORKULAR VARDIR MÜHİM OLAN O KORKULARIN ÜZERİNE GİDEBİLMEKTİR.
Ne yapacağımızı bilmemek bizi dağıtır perişan eder. Ancak tecrübeler bizi korkumuzdan uzaklaştırır. Arzularınızın gücünü görebilseydim adımlarınızın hızını söyleyebilirdim. Çünkü alacağınız mesafe yolun başındaki azminize bağlıdır. El attığı işin peşini bırakmayan ve bütün gücüyle o işi takip en birisini iç kimse engelleyemez. Kendine güven kazanmanızın en mükemmel yolu başarısızlığa imkan vermeyecek kadar iyi hazırlanmaktır. En büyük ilham çalışmaktır. Karşımızdakinin ne düşündüğünü bilseydik, ne olduğunu da bilirdik.

BİZİ BİZ YAPAN DÜŞÜNCELERİMİZ VE SEÇİMLERİMİZDİR HANGİ YÖNDE KULLANIYORSUNUZ? Yaşamımızı belirleyen ruhsal yapımızdır. Hepimizin uğraşmak zorunda olduğu en büyük ve aslında tek sorun; doğru düşünceleri seçmektir. Eğer bunu yapabilirsek bütün sorunlarımızı çözme yolunda adımlar atarız.

Size kendinizden başka hiç kimse kurtuluş getirmez Biz nesnelere ve çevremizdeki kişilere karşı düşüncelerimizi değiştirirsek, nesneler ve kişiler de bize karşı davranışlarını değiştirirler. Düşüncelerimizde köklü değişiklikler yapınca yaşamımızın somut olanaklarının da değiştiğini şaşırarak görürüz. SİZ ÇALIŞMAZSANIZ İNANIN SİZİN İÇİN HİÇBİR KİMSE YARDICI OLMAZ HERŞEYİMİZİ BİLEN ALLAH BİLE ÇALIŞMAMIZI SÖYLEMİŞTİR Biz istediklerimizi değil olanaklar çerçevesinde elde edebildiklerimizi kazanırız. Kendi benliğimizle sonumuzu belirlemeyi başarabiliriz.

Yalnız bugün için şöyle düşünürsek:

-Mutlu olacağım ve elimdekilere şükredeceğim

-tüm olanlara uyum sağlayacağım

-her şeyi kendi isteklerime uygun hale getirmeye çalışmayacağım ama hedefimden şaşmayacağım

–siz ortama uymayı düşünmeyin her zaman ortamı kendi planlarınıza uydurmayı düşünün tüm yolları kullanarak “en defa deneme yöntemi”hem eğlenin hem de hedefinize ulaşın ailemi, görevimi, kaderimi olduğu gibi kabul edeceğim

-bedenimle ilgileneceğim, düzenli besleneceğim.

-zekamı güçlendireceğim, yararlı şeyler öğrenip çalışma, düşünme ve dikkat isteyen şeyler okuyacağım.

-birilerine iyilik yapacağım

-güler yüzlü olacağım öncelikle iyi görünecek ve iyi hareket edeceğim

-kusur aramayacak, başkası hakkında kötü konuşmayacağım

-yaşamımın bütün sorunlarını değil yalnız bugünü ilgilendirenlerini düşüneceğim

elime geçen fırsatları en iyi biçimde değerlendirmeye çalışacağım

programlı ve planlı hareket edecek, unutabileceklerimi küçük kağıtlara not alacağım ve bunları arada bir bakabilmek için yanımda bulunduracağım yada çalışma odamın güzel yerlerine asacağım. En fazla bir saati mi dinlenmeye ve tefekküre ayıracağım diye düşünürsek bugünümüzü karlı bitiririz.
Bencil insanlar sizden yararlanmaya kalkarsa onlarla ilginizi kesin ama onlardan intikam almaya .çalışmayın. Aksi halde onu yaraladığınızdan daha fazla kendiniz yaralanırsınız.

Asıl görevimiz uzaktaki belirsiz şeylerle uğraşmak değil, elimizdeki belli olanla ilgilenmektir

Kendinize bir olayın sonucu hakkında en kötü olasılık nedir diye sorun. Gerekirse bu en kötü olasılığa hazırlanın. Sonra sakince zararı azaltmanın yollarını arayın.

İnsan olayı ve olayın özelliklerini tarafsız olarak kavramaya çaba gösterirse bilginin ışığında genellikle üzüntüleri kaybolur.

İnsanın sinirlerini yıpratıp cehenneme çeviren şey sorunlar karşısında kararsız kalmaktır, kesin bir karara vardığımda üzüntümün yarısının yok olduğunu gördüm yüzde kırkı da kararı uygulamaya başladığım anda yok oluyordu.

üzüntümün yarısı sorunu yeterince anlamadan çözmeye çalışmaktan kaynaklanır. Sorunu önce anlamak sonra çözüm yolları aramak ve üretmek son iş çözüme ulaşmak

Söğüt gibi eğilin meşe gibi direnmeyin. Yani zorluklara katlanın eğilin Direnirseniz kırılmayı ve yıpranmayı kabullenmiş olursunuz.

Asıl hedefinizi bilin ve bundan hiçbir zaman taviz vermeyin.

İdeal insan başkalarına iyilik yapmaktan sevinç duyar ama kendisine yapılan iyiliği de unutmaz. Vermek büyüklük almak ise küçüklük işaretidir.

Nankörlükten rahatsız olmayın ona karşı hazırlıklı olun.

Osmanlı Devletinin Tarihine Baktığımızda Tüm Milletlere Hep Yardım Ettiğini Göreceğiz O Halde Bile En Sonunda Nankörlük Görmüştür.

Anımsayalım ki mutluluğu bulmanın tek yolu minnettarlık beklememek ve yalnızca vermekten sevinç duymaktır.

Anımsayalım ki minnettarlık ekilip biçilen bir olgudur.

Yaşamdaki en önemli şey kazanmak değildir. Bunu her insan yapabilir. Asıl önemli olan kayıplarımızdan neler kazanabileceğimizdir. Bu da zeka ister. Bir bilgeyle aptalı ayıran da budur.

Yaşam bize bir limon verirse ondan limonata yapmaya çalışalım. Eğer insan yaşamından bir tat alacaksa, düşünmeli ve yalnız kendi için değil başkaları için de iyi olacak şeyler yapmanın planını kurmalıyız.

Hep kendiniz kazanmayı değil siz kazanırsan başkalarının da kazanmasını isteyin başkalarının kaybetmesi size acı verebilir. Bir söz “olgun insan ve gerçek dost cehennemden çıkışta ve cennete girişte bile “BUYRUNUZ” DEMESİNE BİLEN KİŞİDİR.” Çünkü kendi için alacağı tat, kendinin başkaları için, başkalarının kendisi için alacağına bağlıdır.

Her gün birisinin yüzüne mutlu bir gülümseme getirecek bir iyilik yapın. İNSANLARA KARŞI TEBESSÜM GÖSTERMEKLE ÇOK BÜYÜK BİR DEĞER KAZANACAKSINIZ.

Olumsuz bir durumu olumlu hale getirmek bizim elimizdedir. OLUMLU DÜŞÜNME SAYASİNDE HAYATA BAKIŞ AÇINIZ DEĞİŞECEKTİR VE DAHA KOLAY MUTLU OLACAKSINIZ

Uyuyamazsanız kalkın uykunuz gelinceye kadar çalışın ve ya okuyun. Unutmayın ki kimse uykusuzluktan ölmemiştir. GÜNDE 6 SAAT UYKUNUN İNSANA YETERLİ OLDUĞUNU VE BAZI İNSANLARIN UYKUSUNUN GÜNLÜK 2–4 SAAT ARASINDA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜN.

İnsanlarla iletişimde güçlük kişilerde değil, sizin onlarla ilişkinizdedir. Sorun siz ve diğerlerinin birbirini nasıl algıladığı ve birbirinin davranışına ne ölçüde tolerans gösterebildiğidir. Karar verirken sizin veya diğer kişinin tavrının şu üç boyutu nasıl etkileyeceğini düşünün: VERİM, STRES, İNSAN İLİŞKİLERİ

İnsanları samimi ilgiyle dinleyin, sıcak bir diyalog kurmaya çalışın.

İNSANLARA DEĞER VERDİĞİNİZİ GÖSTERİN SEVDİĞİNİZ KİŞİLERE SEVGİNİZİ VE ONLARI SEVDİĞİNİZİ BELLİ EDİN

GÜNDE EN AZ BİR DOSTUNUZUN SIKINTISINI DİNLEYİN

Sosyal risklere atılın. SONUNDA DAHA ÇOK VERİM ELDE EDECEKSİNİZ

Daha duyarlı bir insan olduğunuzda başkalarından değişiklik talep etmenize gerek kalmayabilir. Kendi davranışlarınızdaki değişiklikler onların da size farklı davranmalarını sağlayabilir.

Sevilmeyen Herşey Mutlaka Çirkin Ve Fena Demek Değildir. Çocuklar Okuma Ve Düşünmeyi, İğne Ve İlcı Sevmezler.. Ama, Ateş Ve Yılanla Oynamaya Bayılırlar....Yabancılar Ülkemizin Her Tarafını Dağ Taş Didik Didik Edip, Bize Ait İlim, San’at Ve Kültür Hazinelerinden İstifade Ederken; Bizler, Geçmişimize Ait İlim Ve Kültür Kaynaklarını Araştırmaz, Okumaz Ve Okuyamazsak, Oturup Halimize Ağlamamız Gerekir.Bir İnsan Okuyup Öğrendikleri Ne Kadar Çok Olursa Olsun, Hiçbir Zaman Onu Okuyup Öğrenmekten Alıkoymamalıdır. Gerçek İlim Adamları, Daha Çok Sürekli Araştırmalarının Yanında Bildiklerini Yetersiz Bulan Kimseler Arasından Çıkmıştır.Her Cahil İçin Bilgisiz Demek Doğru Değildir. Hakiki Cahil, Doğruyu Hissetmekten Mahrum Olandır. Böyle Bir İnsan, Çok Bilsede Yine Cahildir.Yaşamak, Görüp Bilmek, Yeyip İçmek Değildir. O Duyup Hissetmektir. Bilen Faideli, Bilmeyen Zararlıdır; Az Bilen İse Bilmeyenden Daha Zararlıdır. Tam Bilenlerle, Hiç Bilmeyenler Nadiren Aldansalar Da Aldatmazlar; Az Bilen Çok Aldatır.Mektepler Gerçek Muallimlerin Elinde Ma’bed Haline Getirileceği Ana Kadar, Hapisanelerin Boşalacağını Beklemek Beyhudedir.Yalanın, Hilenin, Hırsızlığın, İftiranın Yaygınlaştığı Ülkeler Harap; Böyle Ülkelerin Ahalisi Fakir, Askerleride İhtilalcidir....Yalanın Revaç Bulduğu, Meydanların Onunla Dolup- Taştığı Zaman Hakikatin Dili Koparılmış Sayılır.Yalan Ve Gösterişler Gürültülü, Hakikat Ve Samimiyet Sessizdir. Yıldırımlar Gökgürültüsünden Evvel Hedeflerine Varırlar...Fazilet, Halk İçinde Minderde Veya Yerde Oturur.. Gurur Muhteşem Koltuklara Bile Sığmaz. Gurur Kubbe Görünümlü, Tersine Dönmüş Bir Kuyuya Benzetilecek Olursa, Fazileti , Ufka İnmiş Gibi Görülen Semaya Benzetebiliriz.Işığı Kendinden Olanların Ziyaları, Zulmetlerle Söndürülemeyeceği Gibi, Başka Bir Ziya İle De Mağlup Edilemez.Yalnız Parasızlık Değil , İlimsizlik, Düşüncesizlik, Hünersizlik De Birer Fakirliktir. Bu İtibarla İlimsiz, Fikirsiz, Hünersiz Zenginler De Bir Çeşit Fakir Sayılırlar. Sabır, Ağrıları Dindiren Acı Bir Ot Gibidir.. Hem Can Yakar Hem De Tedavi Eder.Deryalar, Damlalardan Meydana Gelir; Ama Damlanın Deryalaşacağı Zamanı Kimsenin Büzmeye Gücü Yetmez.Acelecinin Harmanında En Çok Bulunan Şey Hatadır.Zirvelerin Yolu Vadilerden Başlar.. Tabii Sabırlı Olanlar İçin...Meşveret, Sınırlı Akıl, Sınırlı Düşünceye Sınırsızlık Kazandırmanın Yoludur.Sen Kendini Anlatmayı Bırak Seni Davranışların Anlatsın...!“Olgun İnsan Ve Gerçek Dost Cehennemden Çıkışta Ve Cennete Girişte Bile “Buyrunuz” Demesini Bilendir”Hakiki İnsan Şartlar Ne Olursa Olsun Kendi Kovasına Süt Sağarken Başkalarının Kovalarını Da Boş Bırakmaz.Sen Tohum At-Git Kim Hasat Ederse Etsin!Başkalarının Yardımına Koşmak, Allah’ın İnayetine Sunulmuş En Beliğ Bir Davetiyedir.Bir Tebessümle Dahi Olsa Kardeşini Sevindirmeyi İhmal Etme!Sürekli Etrafına Bağırıp Çağıranlar Arzularının Hilafına Dostlarını Kaçırır, Düşmanlarını Da Sevindirirler.Şerrinden Endişe Ettiğin Kimseyi Bir De İyiliklerinle Yumuşatmayı Dene! Akllı İnsan, Çevresinin Gücünü De Kendi Hesabına Kullanmasını Bilendir... Akılsız Ve Beceriksizler İse Bu Potansiyeli Kullanmak Şöyle Dursun, Etraflarını Levm Etmekle Teselli Olurlar. İstediğini Allah’tan İsteyen Hiçbir Zaman Mahrum Kalmaz.İlelebet Şahikalarda Kalabilmiş Tek Varlık Yoktur Çok Yumurta Ve Civcivleriniz Varsa Sakın Hepsini Bir Sepete Koymayın!Tilkilere Kümes Bekçiliği Yaptırılmaz.Her Sarı Altın, Her Parlayan Işık, Her Akan Su Değildir...Tecrübe Aklın Hocası, Düşüncenin De Rehberidir.Hak Dost, Dostunu Düşebileceği Yerde Kollayandır; Her İşinde Ona Baş Sallayan Değil...İnsan Vardır Zamanı Kendi Hesabına Yontar, İnsan Vardır Bir Ömür Boyu Zaman Onu Yontar.Eldeki Bir Serçe Elde Olmayan Bir Güvercinden Daha İyidir.