|
Mazeretler Üretmek
Hiç kimse mazeret bulmada
başarısız insan kadar yetenekli olmaz.’
Başarısız insanları dinlediğinizde size bir sürü mazeretler
sunacaktır. Mesela ÖSS konusunda öğrencilerin en çok başvurduğu
mazeretler:
Ailem beni anlamıyor,
Bu ÖSS neden var sanki, çok gereksiz,
Kazansam sanki ne olacak, NOBEL mi verecekler,
Gençliğim en güzel yıllarında ÖSS ile uğraşamam,
Tam ders çalışacağım gürültü oluyor,
Öğretmenlerimiz dersi iyi anlatamıyor,
Benim temelim zayıf, ilkokul öğretmenimi bir bulsam,
Kaydırma yapmışım,
Ben zaten acıların tiryakisi olmuşum.
Bu dünya adaletsiz. Batsın bu dünya.
Dünya delikanlı olsa yuvarlak olmazdı.
Benden geçmiş be hocam
Bu devirde amcan, dayın olacak,
Ailem bana özel ders aldırmıyor,
Bu mazeretleri yüzlerce kez kullanan öğrenci ilk başlarda kendisi
bile inanmazken zamanla herkesi inandırmaya çalışır. Sonra kendisi
de bu mazeretlerin içinde kaybolur gider. Oysa başarılı olmuş
insanların hayatını okuduğumuzda onlarında birçok sorunla
karşılaştıklarını ancak onların bu mazeretlerin arkasına sığınmak
yerine bunları aşarak başarılı olduklarını görüyoruz. Bu noktada
düşünülmesi gereken en önemli söz: Karanlığa kızma bir mumda sen
yak.
Türk filmlerinde bu rolün en çok yakıştığı kişi Küçük Emrah’tır.
Emrah’ın her filminde başına bir sürü kötü olay gelir. Ve her
seferinde mazeretlerini devreye sokar. “Anam yok benim, babam hiç
olmadı zaten, ne güzel bir ev ağabey, bizim hiç evimiz olmadı, ben
hep ezildim, boynu büküklerrr…’J
Mazeretleri görmezden gelmekte başarıyı getirmez. Burada asıl
yapılması gereken şey tüm gücümüzü, mazeretlere harcamak yerine
bunların çözümüne harcamakta da kullanmalıyız. Herkesin hayatında
olumsuzluklar vardır, mazeretleri vardır ama unutulmasın ki ÖSS’ye
girerken mazeretlileri ayırmıyorlar. ÖSS formunun üzerinde mazeretin
çok varsa A, az varsa B, biraz varsa C, bazen var bazen yoksa D,
mazeretim var asabiyim ben diyorsan E şıkını işaretle diye bir soru
henüz sorulmadı. Sanırım bu yüzyılda da sorulmayacaktır. O zaman
mazerete takılma yandan geç.
Alıntıdır. |
 |